Posted @ 11:33 PM on July 28, 2010 by Kadir Sümerkent
Bazı konuları biraz geriden takip ediyor olsak da, sonunda ASP.NET ile web uygulamaları geliştirmek isteyen, ancak bilgisayarına IIS ya da SQL Server kurup konfigure edemeyen, ya da etmek istemeyen yazılım geliştiriciler için yeni bir setimiz var: Microsoft WebMatrix.
Scott Guthrie Microsoft WebMatrix’in yüz bin milyon özelliği ile ilgili bir kaç milyon blog yazısı yayınlamış durumda. Bunlardan biri http://weblogs.asp.net/scottgu/archive/2010/07/06/introducing-webmatrix.aspx adresinde bulunmakta. Detayları kendi sitesinden öğrenebilirsiniz.
Özetleyecek olursak Microsoft WebMatrix şunları sunuyor;
* IIS Developer Express
Kurulumu kolay, ücretsiz, tüm windows sürümleri ile çalışan ve IIS 7.5 ile %100 uyumlu bir web sunucusu. Bu sunucu ile geliştirdiğiniz ASP.NET uygulamalarını yayınlamadan önce kendi bilgisayarınızda test edebilirsiniz.
* SQL Server Compact Edition
Açıkçası SQL Server Express ve Compact edition sürümleri benim en sevdiğim sürümler. Bu sürümler sayesinde SQL Server’ın geliştirme aşamasında işime yaramayan onlarca özelliği için disk alanı, işlemci ve bellek harcamak zorunda kalmıyorum. Microsoft WebMatrix ile gelen SQL Server Compact Edition, dosya tabanlı, son derece kolay kurulan, çoğu ASP.NET uygulamasının geliştirme sürecinde ziyadesiyle yeterli olacak bir SQL Server versiyonudur. İşin güzel yanı, bu platformda yaptığınız geliştirmeyi, Standard ya da Enterprise sürümlere kolayca migrate edebilirsiniz.
* ASP.NET “Razor”
ASP.NET Razor, Tüm metin editörleri ile çalışan, son derece kolay öğrenilebilen bir sözdizimine sahip, yeni bir view-engine.
Microsoft WebMatrix;
* .NET Framework hariç 15, dahil 50MB boyutundadır ve http://www.microsoft.com/web/webmatrix/download/ adresinden download edilebilir.
* 15MB, temel bir ASP.NET geliştirme aracını, SQL Server Compact Edition, IIS Express ve ASP.NET Razor sözdizimini kullanabilmenizi sağlaycak extensionları içerir.
* Visual Studio 2010 ve Visual Web Developer 2010 Express ile bir arada çalışabilir. Sorun çıkartmaz.
Sadece ASP.NET ile yeni tanışanlar değil, deneyimli geliştiricilerin de ilgisini çekebilecek bazı özelliklere sahip bu setin web sitesi: http://www.microsoft.com/web/webmatrix adresinde.
Posted @ 9:39 PM on June 26, 2010 by Kadir Sümerkent
Apple, iPhone 4 ve iPhone 3Gs ile kullanilabilecek olan iOS 4 isletim sistemini bir kaç gün önce yayinladi. Ayberk‘te gördüm ve görür görmez elimdeki tüm isleri birakip kendi iPhone’uma kurulum yaptim ve bir kaç gündür oldukça yogun bir sekilde kendisiyle oynuyorum. Bu süreçte gördüklerimi, isletim sisteminin artilarini ve eksilerini kisaca paylasmak istiyorum.
Neler yeni?
Multi Tasking
iPhone çiktigi günden beri en çok sikayet edilen konularin basinda isletim sisteminin multitasking destegi sunmamasi geliyordu. Apple bu konuda oldukça akillica bir yapi sunuyor. Tüm uygulamalarin gerçek anlamda multitasking ile çalismasini degil, sadece müzik, gps v.b. gerçekten gereksinim duyan uygulamalarin eszamanli olarak çalismasini, diger uygulamalarin ise state bilgilerinin bellekte saklanmasini ve uygulamaya dönüldügü anda kaldiginiz yerden devam etmenizi sagliyor. Multi Tasking yönetiminide son derece basarili sekilde ana menüye entegre etmis durumda ve arkaplanda hangi uygulamalarin çalistigini görmek için home tusunu iki defa tiklamak yeterli. Apple tarafindan sunulan multi-tasking yapisinin son derece akillica oldugunu ve kaynak yönetimi konusunda son derece basarili oldugunu düsünüyorum. Elbette bu aslında multi-tasking değil şeklindeki yorumlar ya da alışılmış multi-tasking yapısından farklarından kaynaklanan eleştiriler mevcut. Daha da olacaktır. Ancak bu yeni yapının kullanıcılar tarafından son derece hızlı bir şekilde kabul edildiği ortada. Bununla birlikte yakında bu yapıya benzer yapıları farklı platform ve cihazlarda da göreceğimizden eminim.
Klasör Yapisi
Gerek iPhone, gerek iPad’de yüzlerce uygulama yüklemis durumdayim. Bu uygulamalarin içinde bazen aradigim uygulamaya ulasmak zorlayici olabiliyor. Sunulan arama yapisi aradigim uygulamaya daha kolay erismemi saglasa da, bu son derece kalabalik masaüstü bazen can sikici hale geliyor. Yeni isletim sistemi ile birlikte uygulamalari klasörler altinda gruplayabiliyoruz. Burada unutmamamiz gereken, bir klasörde sadece 12 uygulama bulunabilecegi.
Email
Yeni isletim sistemi ile birlikte iOS’in sundugu email uygulamasinda oldukça güzel yenilikler mevcut. Sanirim en önemli yeniligin birden çok exchange hesabinin desteklenmeye baslamasi oldugunu söyleyebilirim. Bunun disinda mesajlarin görüntülenmesi, yönetimi ve hesaplar arasinda geçisin oldukça gelistirilmis oldugunu söyleyebilirim.
Başlangıçta kaya ile kıyaslanan iPhone, bugün kendi sınıfında en çok satılan mobil cihaz. iPhone’ın rakip işletim sistemlerinin gelişimine katkısıda tartışılmaz. iOS sayesinde iPhone dışındaki cihazların kullanıcıları bugün çok daha gelişmiş özellikleri, çok daha yüksek performanslı uygulamaları kullanıyor. Elbette Apple her ürününde olduğu gibi cihaz ve yazılımın aynı firma tarafından geliştirilmesi ve üretilmesinden kaynaklanan büyük bir avantaja sahip. Ancak Apple’ın başarısını sadece geliştirdiği cihaz ya da yazılımların başarısıyla değerlendirmemek gerekiyor. Apple’ın ürettiği ürünlerin satışındaki başarısına ek olarak asıl dikkat edilmesi gereken nokta, yaşam tarzımıza olan etkisi. Örnek vermek gerekirse, Apple, iTunes ile birlikte Amerika başta olmak üzere tüm dünyadaki Müzik tüketicilerinin alışkanlıklarını değiştirdi. 2008 yılında, Amerika’daki müzik satışlarının %10′u iTunes üzerinden gerçekleşirken, en yakın rakibi olan Wal-Mart %19′da. Bununla birlikte Amerika’daki müzik endüstrisinin satışları %10 artış gösterirken, 17 milyon kişi cd / dvd almayı bırakmış durumda. Detaylarını http://arstechnica.com/apple/news/2009/08/itunes-sells-25-of-all-music-in-the-us-69-of-digital.ars ve http://www.apple.com/pr/library/2008/04/03itunes.html adresinden inceleyebileceğiniz bu araştırma bize gösteriyor ki, Apple sadece cihaz ve yazılım satmanın ötesine geçmiş, yaşam tarzımızı çok büyük bir hızla değiştirmeye başlamış durumda ve Microsoft başta olmak üzere tüm rakipleri ile arasındaki en büyük fark bu.
iOS’un özelliklerine değinirken konuyu nasıl oldu buraya taşıdım bilmiyorum ama bence en önemli üç konuyu özetlemiş oldum. Diğer yenilikler için Apple’ın iOS web sayfasına http://www.apple.com/iphone/ios4/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Posted @ 9:52 AM on May 27, 2010 by Kadir Sümerkent
Kullanıcıların bir veritabanının içeriğini düzenlemesini engellemek isteyebileceğimiz pek çok durum olabilir. Örneğin, veritabanı sadece raporlama amacıyla kullanılıyorsa read-only modda tutmak oldukça mantıklı bir tercih olabilir. Bununla birlikte, bazı restore ve attach işlemlerinden sonra pek çok nedenden dolayı veritabanlarını read-only modda görebiliriz.
Bir veritabanını read-only moda aldığımızda, kullanıcılar veritabanındaki veriler üzerinde hiç bir değişiklik gerçekleştiremez. Auto shrink, auto statistics ve veritabanındaki sorunları düzeltmek için kullanılan dbcc komutları çalışmaz. Diğer taraftan, SQL Server veritabanında üzerinde hiç bir güncelleme işlemi yapılmayacağı için lockinge izin vermez. Bu da kısıtlı bir performans artışı anlamına gelecektir.
Bir veritabanını read-only moda almak için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz;
ALTER DATABASE dbName SET READ_ONLY
Read-only moddaki bir veritabanını read_write moda almak içinse aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz;
ALTER DATABASE dbName SET READ_WRITE
Posted @ 11:09 AM on March 23, 2010 by Kadir Sümerkent
İş Zekası Hakkında Her Şey başlığı ile yayınladığım 12 bölümlük yazı dizisine Uzmanına Sor üzerinden aşağıdaki bağlantıları kullanarak erişebilirsiniz.
İş Zekası Hakkında Her Şey: 1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12